Metrobüsün kapıları açılmıştı.O ana kadar oldukça konsantreydim.Daha önceden planlamış olduğum gibi gözüme kestirdiğim koltuğa,aynı avına atağa kalkan bir kaplan edasıyla saldırıyordum. Ama o da ne ? Gözüme kestirdiğim koltuk doluydu. Benden önce biri oturmuştu. Bu nasıl olurdu ? Daha ilk duraktı oysaki burası.
Sanırım şöför tanıdığı birini garajtan oturtmuştu oraya. Kafamda bir sürü soru işareti vardı.Bense bu şoku hemen atmalıydım üstümden.Geri dönme şansım yoktu. Eğer dönersem kapı suratıma kapanacak,bense geride kalanlara aynı sevgilisinden hüzünlü bir şekilde el sayrılarak ayrılan,trenden bakan o kişi gibi mazlum gözlerle bakacaktım. Hemen attım şoku üstümden ve yeni bir hedef seçip başka bir koltuğa yöneldim. Geride kaç kişiyi savurduğumu hatırlamıyorum. Ama bunu yapmazsam o savrulanlardan biri ben olacaktım !
Eve dönüş yolu da aksiliklerle başlamıştı. Hayatım hep aksilikler doluydu ya zaten. Alışmıştım buna. G.tümü sağlama aldığıma göre artık penceren dışarı bakıp,kulaklıklar kulağımda onu düşünebilirdim. Herzamanki gibi platonik bir aşktı. Her dönem başı olduğu gibi 3-4 arkadaş sınıftan 3 asıl 3 yedek olarak belli kızları kendimize seçmiştik. Böylece kimse kimsenin kızına aşık olamayacaktı. Ben ilk
derse geç kaldığımdan bana kötüleri kalmıştı ama el mahkumdu aşık oldum ben de ilk sıramdakine. Adı Burcu’ydu. Ama emin değilim. Biri seslenirken duymuştum. Keşke adı ne bilim Rojda falan gibi zor bi’ isim olsaydı.Feysbuğa yazınca sittin tane Burcu çıkıyor,bulması zor oluyor. Acil soyadını da öğrenmeliydim.
Kızlardan yana şansım yoktu. Gerçi pek şansım yoktu benim ya. Bi’ keresinde arkadaşlarla içerken bir tanesi bana ”olum lan senin kızlardan yana şansın yok,bir de erkelerden denese şansını,ehehehe” demişti. Bunu derken ağzından cips kırıntıları savruluyordu sağa sola. İyice tiksinmiştim o an ondan. Ama ilerde aslında kendisin gay olduğunu ve bunu bana iş atmak için söylediğini öğrenince,bülent ersoy’un önceden erkek ve adının bu yüzden bülent olduğunu öğrendimdeki şaşkınlığım kadar ben de bir şaşkınlık yaratmıştı.
Eve vardığımda hemen doğal olarak pc başına geçmiştim. Ama ilk başta ”’anneeğğ yemek var mı” sualini yöneltip ev haklına hâl ve hatırlarını sormuştum. Emeseni açınca karşıma lönk diye bi’ ekleme talebi çıkmıştı. Adreste isim soyisim yok, (gevurcabirşeyler)@hotmail.com gibi birşeydi. Heyecanlanmıştım.Şu ana kadar sürekli duyup merak ettiğim ”boncuk boncuk terleme” hadisesini yaşıyordum. Belki Burcu da beni farketmişti ve araştırıp beni bulmuştu. O da beni listesini almıştı belki de. Eğer o ise, ne çabuk da bulmuştu msnimi.Şu kısacık anda aklıma amma şey gelmişti.Nasıl becermiştim lan bu ? Ekleme
talebini kabul edip heyecanla , odur umuduyla kibar ayağına yatıp ”meraba kimsiniz tanıyamadım da?” yaztım.Gelen cevap beni adeta yıktı. ”nbr lan qanqa ben mesut,napıyon lan yarra*m”. Mesut da nereden çıkmıştı. Mesut nerede Burcu nerede ? ”Merhaba Serkan ben Burcu” diye ileti almak varken bana gelen iletiye bak. Geç geldiğimden evde yemek de yokmuş zaten.Hem Burcu’ya kavuşamadım hem de aç kaldım.Gerçi aşık adam yemeden içmeden kesilir derler. Oysaki öküz gibi açım ben. Yoksa aşık değil miydim acaba ?
Açlığım geçsin diye uyumaya karar verdim gece Burcu’yu rüyamda görme ümidiyle. Ama Mesut rüyamda bile karşıma çıkmıştı. Kimdi lan bu Mesut ? işim var diye çıkmıştım zaten msn’den,öğrenememiştim kim olduğunu. Bayram tatili girmişti araya, bayramdan sonra birşeyler yapmalıydım ama ne ?
Bu hikayede geçen olaylar,şahıslar ve yerler tamamiyle hayal ürünüdür veya değildir.Bunu alsa öğrenemeyeceksiniz. Bayram tatilinden sonra ne mi oldu ? Yazar da aslında çok merak ediyor bu sorunun cevabını . Eğer yazar devamını getirebilirse öğrenebileceğiz hep birlikte.
*****
hikayenin devamı için tıklayınız.


















serkan bey, çok güzel bi hikaye olmuş… hatta şöyle söylim; sizin bazı cümle kalıplarınızı bilmesem (önceki yazılarınızdandan takip ettiğim kadarıyla) ve benim de söyleyeceklerim var başlığının altında okumuş olsaydım bu yazdıklarınızı, ehehehe lan umut sarıkaya süper beeaa derdim kendi kendime… o derece komik buldum yazınızı. ama yazılarınızı devamlı severek takip eden birisi olarak, bazı yazılarınızda “ak” dediklerinize diğerlerinde “kara” dediğinizi farkettim. hani şu argo ve küfürlü kelimelerde bazı harfleri noktayla sansürlemekten bahsediyorum:) hatırlamışsınızdır umarım… bunun dışında, başarılarınızın devamını dilerim:)
bana öyle geliyor ki birileri yazılarını geliştiriyor
bence sen de böyle ufaktan başlayıp komik yazılarına uzatarak bi kitap çıkartabilirsin. çıkartırsan, şahsen ben alırım
olm manyaksn tek kelam ile spra
beğendimmm…gerçekten ya, valla.
umut sarıkaya gibin aynı
sevdim !!
@berna
Teşekkür ederim, gayet uzun ve bilgilendirici bir yorum olmuş.
@roland
benim o sansür olayındaki zerzenişim aslında o sansürü koyana değil,sansürü koydurtmaya çalışan sistemedir diye kıvıracağım.
@şule
kim geliştiryor yazılarımı,yalan,iftira (: umarım o dediğin birgün gerçek olur ve sen de alırsın kitabı
@kadre,gülgün,levent
çok teşekkür ederim,çok sağolun.
hikaye çok tanıdık. olay kurgusu çok güzel. tek canımı sıkan nokta okuyucalara şirinlik yapacağım diye kendini çok ezik göstermen bütün yazılarında var bu gerçi hoşuma da gidiyor ha
iyisin iyi beğendim
Hello everybody [url=http://hydraulickau.info/hydraulic-gearboxes-paragon-uk-elderon/]hydraulic gearboxes paragon uk[/url] ilove this forum keep it up.
bana umut sarıkayanın facebook sayfasından gelen öneriyle okudum bu yazıyı gayet güzel tarzı umut sarıkaya’ya çok benziyor yani güzel
Mesut yapmış yapacağını, yine güldüm, yine güldüm aysberg..
sık kullanılanlara eklenmeyi haketti