*yeteneksize çıkan veletleri görüyorum da o yaşlardaki kendim geliyor akılıma, ben o yaşlarda halan amcalara pipi göstermeklen meşguldum yav.
*yine selamsız sabahsız daldım sanırım. merhaba.
*şu hayatta bir kuaförün ismi hayri ise ekistradan erkek kuaförü diye belirtmesine gerek yok. isim açıkca bağırıyor ben erkek berberiyim diye.
*o değil de bir insan hem tipen hem de oyun anlayışı olarak güiza’ya benzer mi yahu ? ben benziyorum. en sonunda ben de bir halı saha maçında ağlayacağım ama anlamaz ki bizim öküzler.yalnız, şimdi o öküzlerden biri bu yazıyı okuyacak olursa, ağlamaya fırsat bulabileceğim bir halı saha maçı da olamayacak ya. neyse. ( olum okursanız şakacıktan öküz dedim he. )
*herhalde futbolcu olsam, son 5 dakika oyuna girmek için topun dışarısını çıkmasını bekleyip, topun 5-6 dakika boyunca dışarı çıkmadan maçın bittiği futbolcu olurdum.
büyük maç en nihayetinde gelip çatmştı.
beni maçtan önce hangi taktik anlayışıyla sahaya çıkacağımdan çok hangi tarz kıyafetlen sahaya çıksam telaşesi sarmıştı. gardırobumu açıp şöyle bir baktım. aşafman tarzı bir şeyler aradı gözüm ilk başta. ama o zaman sanki yataktan kalkmış da maça gelmişim izlenimi olabilirdi. vazgeçtim. takım elbise de karar kıldım.düğünlerde giyinmek üzere sakladığım takım bana bakıyordu. başka şansım yoktu onu giymeye karar verdim.
maçtan önce soyunma odasına girerken futbolcusundan,yardımcı antrenörüne kadar herkes altlı üslü takım barselona aşafmanlarını giymişlerdi. bir ben bayramlıkları çekmiş, etrafta dolaşıyordum. o sıra etrafta bir türk olsa elimi öpmekten kendini alıkoyamazdı. yardımcı antrenör ile göz göze geldik:”bana neden vermediniz lağn bunlardan” dedim ama adam ispanyol olduğundan anlamadığı dediklerimi.gülüştük karşılıklı. ama benimki yapmacık bir gülüştü,içim kan ağlıyordu oysa. dua ettim rakip takımın teknik direktörü de benim gibi giyinmiş olsun diye. ama maç sırasında görecektim ki, bayramlıkları giyip gelen tek kişi bendim.
*tamam koskaca emniyet teşkilatısın,ehemniyet senden sorulur,kesin nişancıların olması normal, hemen herkesi tek kurşunla indirebilirsin de karşındaki de koskaca mafya. adamların hiç mi keskin nişancısı, iyi silah kullanan adamı olmaz. sonuçta adamlar o kadar paranın içinde yüzüyorlar. sanki yoldan geçen adamları mafya olarak toplamışlar..
*yukarıda geçen yazıdaki olay ve kişiler tamamen hayal ürünüdür,gerçek olay ve kişilerle alakası yoktur.
*emesende el alışkanlığı sana selam veren birine as yazmak yerine aq yazmak.çok fena.
*el alışkanlığın olduğuna göre küfürbaz bir yapıya sahip olduğumu çok mu belli ettim ?
*geçenlerde vukuatlı nüfus örneği aldım. ve ailemizdeki tek ekşın annemle babamın evlenmesi. o da zaten ben doğmadan olmuş, ben görememişim. ne monoton bir aile yapımız varmış yav.
*uyanır uyanmaz kendini hayatın akışına bırakan insanlara hep imrenmişimdir. gözünü açar ve ortama direk ayak uydurur. sanki az önce horlayan kendisi değilmiş gibi. benimse uyanır uyanmaz tek gözümle dünyaya bakmamdan çift gözümle bakma süresi bile en az yarım saat sürüyor.
hep sen eşini aldat ve bunun neticesinde tatile gönderil. ne güzel memleket vallaha.

inter mi chelsea mi sorusundan daha ön plana çıkıyor bu soru. sizce hangi teknik adam gülen taraf olacak ? ben oyumu mourinho’dan yana kullanıyorum bir arsenalli olarak.























Son Yorumlar